Bu yazımızda kobilerimizin varlık şartları gereği yapmak zorunda oldukları sözleşmeler ile bunların içerdiği riskler ve sözleşmesel risk yönetiminin önemini kısaca açıklamaya çalışacağım. Ayrıca bir kobinin ihtiyaçları göz önüne alındığında yapılması zorunlu ve muhtemel sözleşmeleri hangileridir, bu sözleşmeler işletme açısından nasıl bir öneme haizdir, sorularının cevabını da özet olarak sizlere sunacağım.
Öncelikle her kobinin kendi ihtiyaçlarına göre işletme faaliyetini sürdüreceği bir taşınmaza ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı satın alma veya kiralama yolu ile giderir. Demek ki alım-satım veya kira sözleşmesi yapılması gerekir.
Ayrıca işçi çalıştırmak da bir zorunluluk olduğundan işçiler ile yapacağı bir iş sözleşmesi, ayrıca mal veya hizmet alıp satacağından, satınalma ve satış sözleşmesi ki bu ticaretin durumuna göre vadeli, peşin, mülkiyeti muhafaza kaydı ile ihraç kayıtlı, cif, fob v.b çeşitli türlerde olabilir.
Sözü edilen kobi dağıtıcılık, bayilik, temsilcilik, franchising, komisyonculuk, v.b gibi sözleşmeler ile malını satabilir ve yahut aynı şekilde alarak veya aracı olarak ticaret yapabilir.
Burada vurgulamak istediğim yukarıda örnek olarak verilen sözleşmeleri veya benzerlerini yaparken, sözleşme, karşı tarafın samimiyetine güvenilerek, yani öznel düşünce ile “amatörce” okunmadan, gözü kapalı imzalanmaması gerektiği. Bunun yerine, en kötü ihtimali de hesaplayarak kendi işletme menfaatlerini en az karşı taraf kadar hukuki koruma altına almak için nesnel düşünce ile “profesyonelce sözleşmesel risk yönetimi yapılması” muhtemel riskleri en aza indirir.
Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız ve kobi ölçeğinde olsun olmasın her işletme için hayati önem arz eden bu “sözleşmesel risk yönetimi” nasıl yapılır?
Kobilerde sözleşmesel risk yönetimi yapılması için en uygun yöntem, sözleşmeler hakkında deneyimli olan ve danışmanlık hizmeti verebilecek tecrübeye sahip bir hukukçuyu bünyesinde çalıştırmak ya da aynı özelliklere sahip avukatlık&danışmanlık ofisi ile sürekli danışmanlık hizmeti satın alarak çalışmak olabilir.
Her ne kadar önemli konularda tek sözleşme düzenlenmesi için aynı hizmet alınabilirse de bu çok ekonomik olmayacağından ve diğer seçeneğin, yani sürekli danışmanlık hizmetinin avantajlarının daha fazla olması nedeni ile uzun vadeli düşünebilen kobiler için çok daha uygun ve fayda maliyet dengesini sağlayıcı olur.
Sürekli danışmanlık hizmeti alınması durumunda; danışmanlık dışında bir ücret ödemesi yapmadan, paket halinde, sözleşme ve benzeri belgeler hazırlığı, mevcut sözleşmelerin yeniden değerlendirilmesi, hukuki danışmanlık (yazılı ya da sözlü), hukuki mütalaa verme, şirket adına hukuki başvuruların yerine getirilmesi, şirkete yönelecek hukuki taleplere ve davalara şirket adına cevap verme, duruşmalara girme, ihtar, ihbar ve protesto düzenleme veya cevap verme, ayda en az bir kere şirket içi hukuk değerlendirme toplantısı yapma, işyerindeki işçi-işveren kurallarını düzenleme, sektörüyle ilgili yeni mevzuat konusunda güncel bilgilendirme vb. gibi hizmetlere de erişilmiş olacak; en önemlisi de kobi artık iletişim çağını yaşadığımız şu günlerde online bir hukuk departmanına kavuşmuş olacaktır.
Bu sayede kobi, işletme için oluşabilecek muhtemel riskleri önceden öğrenebilecek ve yönetim ve aksiyon planında oluşabilecek hata ve sapmaları en aza indirerek ticari faaliyetinin temelini oluşturan sözleşmelerdeki risk yönetimini başarı ile uygulamış olur.