divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 

Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız / Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız / Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... / İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.  Yahya Kemal Beyatlı (“Deniz Türküsü” adlı şiirinden)

Her insanın mutlaka hayalleri vardır; insan var olduğundan beri de kuşkusuz bu böyledir. Ancak, çocukluk yıllarımdan hatırlarım; hayallerden söz etmek, hayallerden ötürü coşkulanmak eskiden pek de o kadar itibar gören bir durum değildi. Gerekçe olarak da söylenen şu idi: “Ayakların her zaman yere bassın, hem de sağlam.”

Bu paradigma hala geçerliliğini koruyor; hem de yalnız ülkemizde değil, tüm dünyada; ancak hayallerini haykıran ve onların peşinden giden insanların sayısı da hızla artıyor. Şimdilerde çocuklarımıza “hayalleriniz büyük olsun” öğüdünde bulunuyoruz, özgüvenleri olsun istiyoruz. Bunda başarılı olduğumuza da inanıyorum; yetiştirdiğimiz özgüvenli nesiller bunun somut örneğidir.

Geçmişte çocuklarına “Ayakların yere bassın” diyenler kesinlikle kötü niyetli değillerdi. Muhtemelen gelecekten kaygı duydukları için böyle konuşuyorlardı. Ancak bir kısmı da, özgüven eksikliklerine kalkan olarak bu söyleme sığınıyorlardı.

‘Hayal’ eskilerde şairlere özgü bir sözcüktü, bu nedenle şiir mısralarında daha sık karşılaşılırdı. Şimdilerde ise çok sık duyar olduk ‘hayal’ sözcüğünü; diğer bir ifadeyle, moda oldu. Ne yazık ki, altı dolmayınca bir anlam ifade etmiyor.

Hayal sözcüğünün altının dolması ne demek? Hayallerin altının dolması demek; onların somut hedeflere dönüşmesi anlamına geliyor. Hayaller ne zaman somut hedeflere dönüşür? Yazılınca, hayallerimizi yazarsak ve zaman planlaması yaparsak; bir başka ifadeyle onları takvime bağlarsak, somut hedeflere dönüşürler. İş dünyasında da, bireysel yaşamda da durum farklı değildir.

İngiltere’de bir okulda öğrencilere şu soru sorulmuş: “Hayalleri olanlar kimler?” Hemen hemen ellerin hepsi kalkmış. Bir adım daha giderek, başka bir soru sorulmuş: “Hayallerini yazanlar ve takvime bağlayanlar kimler?” Hayalleri olanlardan yalnızca %3’ü el kaldırmış.

Bu %3 izlemeye alınmış. Yıllar sonra bunların yaşamlarında çok başarılı oldukları görülmüş. Başarıdan anladığımız ne? Koydukları hedeflere ulaşmak diyebiliriz.

En temel sorular şunlar olsa gerek: “Neden varım?” “Nasıl bir yaşam istiyorum?” Bu soruları detaylandırmak ve zamanlamak o kadar da kolay değildir; ancak zorluklar yapılmamalarını da gerektirmez.

Hedefler, planlarda ve programlarda detaylandırılır; yani operasyon ve aksiyonlarla somutlaşır. Hepsi iyi güzel de, yaşam çok dinamik; üstelik yaşamı oluşturan her etmen bizim kontrolümüzde de değil. Dolayısı ile yaşamı son noktaya kadar planlayıp programlamak pek olası değil.... Aslını isterseniz pek güzel de değil; zira yaşam cazibesini yitirir. Her anı programlanmış bir yaşamda hayallere de yer kalmaz. Hayallerin olmadığı bir yaşamda, neyi somut hedeflere dönüştüreceğiz?

Görüldüğü gibi kısır döngüye veya açmaza girmek çok kolay; ya da kendi kendimizle çelişkiye düşmek.

İnsanların %75’i kendine güvenmeyenlerden oluşuyormuş; bu ne kadar sağlıklı bir ölçüm bilemiyorum. Ancak şuna inanıyorum ki, peşinden koştuğumuz ve uğruna yaşadığımız hayaller, bizim kendi hayallerimizse; yaşam da bizim yaşamımız olur. Bu yolla %75 oranı küçülür, ya da biz her zaman %25’lik kısımda yer alırız. Mutlu da oluruz; hem de ancak bu şekilde.

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.