divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 
Kariyer

Haketmek ve haklı olmak
28.07.2009

Eğer bir şeyi koruyamıyorsan, onu hakketmiyorsun demektir.

Özellikle evin annesinin çalıştığı ailelerde, haftasonu kahvaltıları oldukça keyifli olur. Öncelikle bu kahvaltılar uzun olur ve –fiilen- öğlen yemeği ile birleştirilir; dolayısı ile hafta sonu iki öğün yemek yenir. Genellikle bir de film seyri katılır bu uzun kahvaltıya; ya da kahvaltının uzamasına filmin de katkısı olur.

Her hafta sonu olduğu gibi, bu hafta sonu da yukarıdaki ritüeli uyguladık. İzlediğimiz filmde bir aile yaşamını ele alıyordu. Baba sevgi değil korku veriyordu ailesine, özellikle de oğluna. Oğlunun bisikletine iyi bakmadığını düşünerek söylemişti başlangıçtaki cümleyi:

“Eğer bir şeyi koruyamıyorsan, onu hak etmiyorsun.”

Hepimizin ilgisini çekti bu cümle; ben de unutmamak amacıyla –her zaman yaptığım gibi- hemen not aldım. Bu cümle hakkında tekrar konuşmadık; ancak ben yazımda kullanmaya karar verdim. Nasıl kullanacağımı bilmiyordum; aslını isterseniz hala bilmiyorum.

Filmde en çok dikkatimi çeken ve beni düşündüren konu şu oldu:

Sevgisizlik ne kadar tahrip edici ve hatta yok edici bir duygu… Belki de şu şekilde ifade etmek daha doğru olacaktır; sevgisizlik, yaşamı ne kadar tahrip edici ve yok edici sonuçlar yaratıyor… Ardından şunu da sormadım edemedim -özellikle adamın eşine ve çocuğun annesine-: Neden böyle bir yaşama tahammül etmek zorundasın? Doğal olarak çocuğun tahammül etmeme gibi bir seçeneği yok; ancak yaşamında, babasından sevgi görmemişliğin izleri, kaçınılmaz olarak hep yanında oluyor.

Normal yaşamda da bu tür örnekler az değil maalesef; zaten sinema da yaşamın kendisi değil mi?

Kocası eve içkili gelip kendisine dayak atan kadınların hikayesi az değildir. Neden tahammül edilir bu hayata? Gidecek bir yeri yoktur. Ekonomik açıdan yetersizdir. Çocuklarını düşünüyordur... Bunlara başka gerekçeler de eklenebilir. Bu gerekçeleri dinleyerek, bu kadına “haklısın” demek mümkün müdür?

Eğer söz konusu gerekçeler nedeniyle, kadın haklı ise, bu yaşamı da hakkediyor demektir. Ben böyle düşünüyorum. Neden mi? Gazetelerde veya görsel basında tanık olmuşuzdur:

“Eve sürekli sarhoş gelen kocasından yediği dayağa dayanamayan kadın, kocasını doğradı.” Bu gibi haberlere çok tanık olmuşuzdur.

Neden öldürmüştür kocasını? Çünkü tahammül gücünün sınırları artık aşılmıştır. Demek ki, tahammül etmeme seçeneği var. Önemli olan o seçeneği ne zaman ve ne şekilde devreye sokacağımız.

Hazır yeri gelmişken bir kavram kargaşasına da ışık tutmak istiyorum kısaca; Tahammül gücü (tolerans) ve hoşgörü. Tolerans ve hoşgörü iki ayrı kavramdır. Hiçbir kadın ya da herhangi bir kimse, hoşgördüğü ya da hoşuna gittiği için dayağa katlanmaz; ancak bir tahammül gücü ya da sınırı vardır, o noktaya kadar dayanabilir.

İş hayatında da benzer durumlar söz konusu olabilir. Tabii ki orada kimse kimseyi dövmez; ancak sözler ve davranışlar bazen daha etkili ve sevimsiz olabilir.

Bir patron düşünün; birlikte çalıştığı kimselerle konuşma biçimi son derece nezaketsiz ve kaba, ses tonu yüksek perdeden ve aşağılayıcı, çok rahat hakaret edebilen bir kimse.

Böyle bir profil konusunda söylenebilecek çok söz var tabii; ancak konumuz daha ziyade diğer taraf, yani bunlara hedef olan taraf. Neden böyle davranışlara katlanır bir kimse?

Cevap gayet basit: “Ekmek parası”

Fırsatını bulunca da iş değiştirir çoğunluk.

Ben de diyorum ki; hiç kimseye onurumuzla, kimliğimizle oynama hakkını ve iznini vermeyelim. Hiç kimse bu türlerin davranışına izin vermezse, onlar da böyle davranma lüksünde olamazlar; değişemiyorlarsa var olmaya devam edemezler.

Ve diyorum ki: “Eğer onurunu koruyamıyorsan, birey olmayı hakketmiyorsun” demektir.

www.mncon.com
info@mncon.com

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.