divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 

Herkes kendi kendisinin hammaddesidir. Nelerden meydana geldiğimizi ve bunlardan nasıl bir bütün oluşturmak istediğimizi bilirsek kendi kendimizi yaratabiliriz.

Warren Benis

Küresellik bir anlamda dünyayı küçülttü ve erişilebilir kıldı; ama sosyal anlamda dünyayı asla aynılaştırmadı. Aksine; erişilebilirlik, toplumların birbirlerinden ne kadar farklı olduklarını ve ne kadar renkli olduklarını gözler önüne serdi. Kuşkusuz bu büyük bir zenginlik.

Bu olgu, farklı ülkelerde iş yapmak isteyen kuruluşları; toplumların gelenekleri, kültürleri, din, dil ve ırksal özelliklerini çok daha iyi incelemeleri gerektiğini ortaya çıkardı. Ekonomik verilerin analizi ise –bir anlamda- ikinci sıraya geçti. Küreselleşme olgusunu böyle görmeyen kuruluşlara, pazar gerekli cevabı verdi.

Cep telefonunun Türkiye’de ilk çıktığı yıllardı; sanırım 1992-93 yılları. O dönemlerde dünyanın en önemli firması Motorola idi; halen de önemli firma olma özelliğini koruyor. Motorola Türkiye pazarına girerken sunduğu ürünler, dünyanın önde gelen pazarlarında kullanılan ve beğeni toplayan ürünlerden değildi. Bir anlamda Motorola Türk tüketicisini önemsememiş, ‘önüne ne koyarsam yer’ anlayışı ile davranmıştı. Herhalde bu benim subjektif değerlendirmem değildi; zira tüketicinin tepkisi de bu şekilde oldu ve Motorola cep telefonu pazarına istediği şekilde giremedi.

Bunun nedeni olarak, o zaman birlikte hareket ettiği yerel ortak ile olan ilişkilerin ileri sürülmesi geçerli bir mazeret olamaz. Zira bu düzeydeki bir firma, daha sağlıklı adımlar atabilmek için her türlü koşula sahiptir, ya da sahip olduğu varsayılır.

Küresellik konusunda asıl temel yanlış ise şudur: “Artık oyunun kuralları değişti. Eskisi gibi düşünerek ve davranarak varlığını sürdüremezsin.” Söylem doğrudur, bunda yadırganacak bir taraf yok. Ancak değişen oyunun kuralları, kimsenin kendi geleneklerini, temel değerleri ve kimliğini yok saymasını gerektirmiyor. Küreselleşmek demek herkesin Amerikalı olması demek değil.

Küreselleşme ile birlikte ülkemize hemen hemen her sektörde dünya markaları girerek faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu tabii ki güzeldir. Hem yeni alışkanlıklar kazanılması hem istihdam hem de vergi boyutları açısından olumludur. Örneğin Mc Donald’s, Burger King ve birçok uluslararası pizza markalarının yaygınlaşması başlangıçta beni oldukça üzmüş ve kaygılandırmıştı. Ülkemizin bu kadar zengin mutfak kültürünü yitirecek miydik? Buna hiçbir zaman inanmadım; ancak bizim kültürümüzdeki sofra kültürü, yemeklerimizin fast food tarzındaki sunum biçimini engelliyordu. Oysa günümüzdeki çalışma koşulları; özellikle kadınımızın da çalışma yaşamına aktif katılımı, çabuk hazırlanabilen yemeklerin tüketilmesini kolaylaştırıyordu. Kısacası bizim geleneksel mutfağımıza talep göreceli olarak azalıyordu.

Ancak çok da zaman yitirilmeden, bizim geleneksel mutfağımızın sunum biçimi küresel rakipleri ile benzeşti ve önemli kazanımlar elde etti. Bu tür sunum yapan firmalarımızın sayısı oldukça fazla. Üstelik rekabet güçleri de iyi.

Sonuç olarak, küreselleşme; ‘onlar gibi olmak’ anlamına gelmiyor. Aksine; kendi değerlerini çağdaş araçlarla yorumlamayı gerektiriyor.

Bunun en güzel kanıtı, 1777 yılında kurulan Ali Muhittin Hacı Bekir’in yapısını bozmadan ABD ve Avrupa pazarlarında faaliyet gösterebilmesidir.

Kendi gelenekleri üzerinde yükselen; başta Sony olmak üzere, dünya pazarlarının önde gelen birçok Japon firması, Küreselleşmenin ancak kendi sağlam değerlerinin üzerinde yükselebileceğini ifade etmektedir.

Dükkânların ismini yabancılaştırarak ya da konuşurken Türkçe sözcükler arasına İngilizce sözcükler serpiştirerek küresel de olunmuyor, çağdaş da olunmuyor, entelektüel de olunmuyor. Böyle davranarak kim olunduğu konusunda takdir okuyucularındır.

www.mncon.com
info@mncon.com

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
1 - 2 - 3 - 4 İleri >
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.