divExpoturkishBanner

Ekonomik krizin düşüşe geçtiğini düşünüyor musunuz?


 

Yakın zamana kadar pizza denilince aklımıza hep yabancı markalar gelirdi. Pizza Pizza’yla birlikte bu alışkanlığımızdan vazgeçer olduk. Türkiye’de pizzanın sevilip benimsenmeye başladığı yıllarda kurulan Pizza Pizza, faaliyet gösterdiği ilk yıldan itibaren, farklı tekniği, özel olarak üretilen pizza çeşitleri ve zengin mönüsüyle kısa sürede müşterileri tarafından beğeni toplamış.

Türkiye'nin ilk ve en büyük "pizza franchising zinciri" olan Pizza Pizza, standardının, tüm şubelerinde aynı olmasını sağlamak ve bu standartları kontrol altında tutabilmek için 1999 yılında "Pizza Pizza üretim Tesisleri'ni faaliyete geçirmiş.

Tek bir dükkânla başlayıp, temkinli adımlar atarak büyüyen ve 2010 yılına kadar 250 şubeye ulaşmayı plânlayan Pizza Pizza’nın Genel Müdür’ü Tolga Türker ile yabancı menşeli firmalarla rakip olmanın avantaj ve dezavantajlarını konuştuk...

Pizza Pizza nasıl kuruldu? Neden pizza sektörüne yatırım yapmayı düşündünüz?

Pizza ülkemizde 1990’ların başında yoğun olarak tercih edilmeye başladı. Daha önce Kanada’da pizzacılık yapmış olan babam Abbas Türker 1995 yılında İzmir Alsancak’ta Pizza Pizza’yı açtı. Orada edindiği tecrübeleri Türk halkıyla paylaşmak istiyordu. Dünyaya ait olan bir lezzeti yerelleştirmek için çalışmalara başladı. Kısa süre içerisinde müşteriler oluşan bu yeni lezzeti çok beğendi. Sıradan bir pizza gibi değil, Türk damak tadına uygun ve halkın seveceği şekilde servis edilen bir sistem oturttuk.

Müşterilerimiz sıra oluşturmaya başladı. Birkaç yılın sonunda onlarca kişi pizzalarımızdan yemek için sıraya girmişti. Kurulduktan 4 yıl sonra dükkânımıza birisi geldi ve bizim ismimizi kullanarak franchise’ımız olmak istediğini söyledi. Bizler de bu durumu değerlendirdik ve bu adımı atmadan önce yapmamız gereken şeyler olduğunu düşündük. Bunun için İzmir Torbalı’da bir fabrika kurduk ve ardından Türkiye’nin her yerine hizmet verebilecek tedarikçi ve lojistik kadroyu oluşturduk. O günden bugüne 45 ilde 146 şubemizi hizmete açtık. Bundan sonra da 2010 yılına kadar 250 şubeye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu sırada yurtdışında da bayilikler vereceğiz.

Kurulma sürecinde zorluk yaşadınız mı?

Kurulma sürecinde çok zorluk yaşadığımızı söyleyemem. Tek bir dükkândan başlayarak büyüdüğümüz için her adımı yavaş ve etkili bir şekilde attık. Yaşadığımız en büyük zorluğun pizzayı kendi kültürümüze uyarlamak olduğunu söyleyebilirim. Ekonomik krizler de bizleri elbette bu süreçte zorladı. Ancak işimize sahip çıkmanın sonuçlarını aldık. Bizler sürekli olarak işin başında duran bir yönetime sahibiz.

Sürekli olarak müşterilerimizle iç içeyiz ve onların ne istediklerini genellikle birinci elden görme şansına sahip oluyoruz. Bu da bizlere büyük bir avantaj sağlıyor. Aynı durumu yabancı pizza zincirlerinde görmek her zaman mümkün olmuyor. Global reklâm politikaları ya da promosyonlar her zaman o ülkedeki tüketici beklentilerini karşılamıyor. Bu sebeple çok uluslu şirketlerde global kampanyaları yerelleştirme çalışmalarına sık sık şahit oluyoruz.

Türkiye’nin nerelerinde hizmet veriyorsunuz?

Pizza Pizza olarak Türkiye’nin 45 farklı ilinde toplam 146 noktasında bulunuyoruz. Ayrıca KKTC’de de bir şubemiz yer alıyor. Türkiye’nin her bölgesinde varız. En çok Ege Bölgesinde şubelerimiz bulunuyor fakat Güneydoğu Anadolu bölgesindeki şubelerimiz daha fazla dikkat çekiyor. Pizza’nın çok da tanınmadığı ve bilinmediği bir yerde franchise vermek başlangıçta çok mantıklı gelmemişti. Ancak zaman geçip de mağazalarımız açılınca yanıldığımızı anladık. İnsanımıza doğru hizmet verildiğinde ne kadar büyük ilgi görebildiğini bu bölge bize göstermiş oldu.

Kuruluş aşamasında kredi ve teşviklerden yararlandınız mı?

Pizza Pizza olarak tamamen öz sermaye ile kurulduk. Tek kuruş kredi ya da teşvik almadık. Kendi kazandığımızı bu işe yatırmaya devam ettik ve bugünkü duruma geldik. Bankalardan yüklü kredi alıp bu işe girildiğinde başarılı olunamayacağını düşünüyoruz. Bize göre yapılması gereken şey kişilerin ceplerindeki paraya göre, doğru yatırım yapmaları ve gelirlerini doğru hesaplamaları. Ancak bu şekilde bizim yaptığımız gibi hızlı ve daha da önemlisi sağlıklı bir büyüme elde edilebilir.

Sizce Türkiye’de kobilere yeterince önem veriliyor mu?

Bizce önemli olan şey kobilere yeteri kadar önem verilip verilmemesi değil, kobilerin doğru işi yapabilmeleri. Çok az kişinin çalıştığı firmalar da çok büyük paralar kazanabilir, ya da iş hacimleri çok yüksek olabilir. Bizce doğru işe doğru yatırımı yapmak burada esas noktayı oluşturuyor. Devlete ya da vergi uygulamalarına güvenerek bir işe başlamanın doğru sonuç vereceğini düşünmüyoruz.

Kendilerinden önce bu işe girmiş olan kişilerin işlerinin nasıl gittiği araştırılmalı, ya da gelecek dönem iyi değerlendirilmeli. kobilere yeteri kadar değer verilip verilmediği bundan sonra irdelenmelidir. Şimdiye kadar birçok firma kobileri görmezden geliyordu. Ancak zaman değiştikçe bu işletmelerin değeri daha iyi anlaşılmaya başladı. Gelecek dönemde daha da önemli olacak. Büyük firmalarla iş yapmak yerine kobilerle iş yapmak daha karlı bir hale gelecek.

Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Bu konuya ne kadar bütçe ayırıyorsunuz?

Pizza Pizza olarak Ar-Ge’ye çok önem veriyoruz. İzmir Torbalı’daki fabrikamızda sürekli olarak yeni lezzetler yaratmaya ve mevcut ürünlerimizi geliştirmeye odaklanmış bir ekibimiz mevcut. Ocak ayında tatlılarımızda 5 yeni lezzeti müşterilerimize sunduk ve çok yüksek beğeni ile karşılaştık. Şu anda üzerinde çalıştığımız 5 yeni pizza çeşidini de ilk çeyrekte müşterilerimizle paylaşacağız.

Yıl sonuna kadar, farklı müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde pizza çeşidimizi 25’e çıkarmayı planlıyoruz. Ar-Ge’ye ayırdığımız bütçe sadece laboratuarlarımızla sınırlı değil. Sürekli olarak yeni ürünleri karşılaştırmalı olarak inceliyoruz. Hangi pizzamızla hangi tatlının, hangi yan ürünün yer alabileceğini düşünüyor ve bu konuda mesai harcıyoruz. Ayrıca bu Ar-Ge çalışma departmanı tek başına çalışan bir bölüm değil. Tüm merkez Pizza Pizza çalışanları bu konuda fikirlerini beyan etmek ve bu sürecin içerisinde var olmak için gönüllü oldu.

Kobilere verilen teşviklerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Kobiler bizim gibi gelişmekte olan ülkeler açısından ekonomide stratejik öneme sahiptir. Hem sanayileşmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde ara mal üretiminin önemli bir kısmını kobiler yapmaktadır. Bu işletmeler büyük ölçekli firmalara göre daha pratik ve daha çeviktir. Ekonomik konjonktüre daha kolay uyum sağlarlar. Durgunluk dönemlerinde daha çabuk küçülebilirler. Müşterilerle daha yakın ilişki içindedirler. Emek yoğun çalıştıkları için de daha fazla istihdam yaratırlar.

Sanayileşmiş ülkelerde toplam istihdamın yarıdan fazlasını kobiler yaratmıştır. Yatırımların yaklaşık yüzde 40’ını da kobiler yapmaktadır. Bizde ise yatırımların yalnızca yüzde 10’nu kobiler yapmaktadır. Son dönemde kobilere sağlanan teşviklerin “verimli ve gerekli sektörlerde yatırıma yönlendirilmesi” halinde bu destek, sadece kobilere değil tüm ekonomiye ve hatta sosyal yapıya verilmiş olacaktır. 

Fast food sektöründeki olumlu gelişmeleri ve sıkıntıları anlatır mısınız?

Fast food sektörünün önümüzdeki dönemde Türkiye’nin parlayan yıldızı olacağını düşünüyoruz. Şimdiye kadar yabancı firmaların yer aldığı bir pazarda Türk firmaları zaman içerisinde daha da aktif bir şekilde var olacaklardır. Özellikle Türk firmalarının krizden başarıyla çıkacağını düşünüyorum. 2001 krizi sırasında büyüyen yabancı firmalar şu anda küresel ekonomik krizin etkilerini en az bizim kadar hissediyor. Biz de bunu avantaj olarak kullanmayı hedefliyoruz.

Pizza Pizza yurtdışına açılmayı düşünüyor mu?

Pizza Pizza olarak ciddi yurtdışına açılma planları içerisindeyiz. Türkiye’de artık tanınan ve bilinen bir markayız. Artık bu bilinirliği yurtdışına taşıma vaktinin geldiğini düşünüyoruz. 10 farklı ülkeden firmalarla görüşme içerisindeyiz. Şartlarda anlaşmamız durumunda bu sene içerisinde Pizza Pizza markasını yurtdışına taşıyacağız. Böylece oluşturduğumuz yerel pizza lezzetini yurtdışında yaşayan kişiler ile de paylaşacağız.

rkiye’deki yabancı menşeli pizza üreticileriyle rekabet etmek zor mu?

Bu sorunun cevabını iki türlü vermek de mümkün. Yabancı markalar ile Türkiye’de yarışmak hem kolay hem de zor. Bizler halkımızın ne istediğini, nasıl istediğini biliyoruz. Dolayısıyla yabancı zincirlere göre büyük bir avantaja sahibiz. Fakat bunun yanında özellikle fast food sektöründe Türkiye’de bulunan zincirler, dünya devleri. Çok büyük bir desteğe ve özgüvene sahipler. Bu açıdan bakıldığında da işimiz oldukça güç.

Çalışma sürecinde hangi konularda daha çok sıkıntı yaşıyorsunuz?

Özellikle fast food sektöründe çalışanların genel sorunları bizler de yaşıyoruz. Kalifiye eleman eksikliği ve çalıştırdığınız kişilerin uzun süre bizimle devam edememeleri sorun olarak gösterilebilir. Ancak şunu da belirtmek gerekiyor, eğer çalışma düzeninizi doğru oturtursanız böylesi sorunlar işinizi çok etkilemez.

Franchise verirken göz önünde bulundurduğunuz kriterler nelerdir?

Gerekli yatırım bedeli dışında belirli ilkeler var. Pizza Pizza için franchise başvurusu yapanların kurumun yapısına uygun kişiler olması çok önemli.  Kolay bir iş olmaması ve iyi takip edilmesi gerektiği için, çok çalışacak, işin başında bizzat duracak, tüm vaktini işe verecek kişiler olması Pizza Pizza için önemli.

Bizler Franchise’larımızı bizim ailemizden görüyoruz. Dolayısıyla en büyük kriter de onların kendilerini bu ailenin bir parçası olarak görmeleridir. Geri kalan diğer bütün kriterler ikincil önemdedir.

Bu sektörde çalışmayı düşünen kobilere ne önerirsiniz? Nelerden kaçınmalarını söyleyebilirsiniz?

Bizler bu işi hayatımızın en önemli noktasında tutuyoruz. Bu yüzden bugünlere kadar geldik ve başarılıyız. Bizimle ya da bir başkasıyla çalışacak olan kobilerin de aynı iş disiplinine sahip olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca bu firmalar özellikle bu kriz döneminde en az yatırım ile en büyük kârı elde etmeye odaklanmak yerine, prestijli ve gelecekte kendilerine daha iyi geri dönüş yapabilecek yatırımları tercih etmeliler.

Röportaj: Merve Özgünay

     
Yorum Yaz
Ad Soyad :

Ad Soyad alanı boş bırakılamaz.
E-posta :

Girmiş olduğunuz e-posta adresi hatalı ya da eksik. Lütfen kontrol ediniz.
Başlık :

Başlık alanı boş bırakılamaz.
Yorum:

Yorum alanı boş bırakılamaz.
 
 
 
 
 
kobi.milliyet.com.tr'de yer alan her türlü bilgi, haber vs., bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi ve/veya kişilerden sağlanmakta olup Milliyet Gazetecilik A.Ş. tarafından mümkün olabildiğince güncel tutulmaya çalışılmıştır. Sayfamızda yer alan bilgiler ve bu bilgilerin doğrulukları tarafımızca hiçbir şekilde garanti edilmemektedir. Milliyet Gazetecilik A.Ş., bu sitede yayınlanan haberlerin ve yer alan bilgilerin eksik, yanıltıcı veya hatalı olmasından ve bu bilgilere güvenilmesi sonucu doğabilecek maddi zararlardan dolayı sorumlu tutulamaz.