Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi’nin (ABİGEM) Trabzon’da düzenlediği AB Türkiye KOBİ Destekleri Konferansı Trabzon Novotel'de yapıldı.
Konferansın açılışında konuşan Trabzon Valisi Recep Kızılcık, 33 konu başlığı altında sürdürülen müzakerelerde 11 başlık açılmış durumda olduğunu söyledi. Vali Kızılcık şöyle dedi: “İnanç ve beklentimiz odur ki geri kalan başlıklar da en kısa zamanda açılır ve görüşmeler tam üyelik ile sonuçlanır. Global sorunlar Türkiye ve AB arasındaki politik diyaloğun artarak genişlemesini dikte ettirmektedir. Gümrük Birliği ikili ticaretin hızla artmasına neden olmuş, 2008 yılında 100 milyar Euro'nun üzerinde ticaret hacmi gerçekleşmiştir. Bu hacim AB’nin 7’nci ticari ortağı haline gelmemizi ve toplam ticaretimizin yarısını AB ile yapmamız sonucunu doğurmuştur.”
AB ve Türkiye ilişkilerine değinen Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Marc Pierini ise, 2009 ilerleme raporunun 1 hafta önce açıklandığını hatırlatırken bu raporun özellikle katılım sürecindeki ilerlemeleri tespit ederek ortaya koyduğunu anlattı. Bazı çevrelerce bu raporun “Türkiye'ye karışmak” gibi algılandığını anlatan Pierini, şunları söyledi: “Böyle algılansa da çok meşru rapor. Katılım müzakereleri konusunda daha fazla reform yapılması için çağrıda bulunuyor. AB reformlarının uyumlanması için itici gücü oluşturmaktadır. Bu yılki ilerleme raporu bazı konularda gerilemeye rağmen Türkiye'nin çok ilerlediğini gösterdi. Ermenistan ile ilişkiler, Kürt meselesi ve tartışmaları gibi konularda ilerleme kaydedildiği görülüyor. Bütün bu konularda yazılan yazılar, son birkaç yıl önce düşünülemeyen konulardı. Raporda da değinildiği gibi Türkiye’de bu konuda ilerleme var. İlerleme kaydedilen konular, Türkiye’nin imajını da olumlu etkiledi. Sosyal yaşamın yanı sıra ekonomik alanlarda da, otomotiv, havacılık gibi sektörlerde de Türkiye-AB ilişkilerinin son derece geliştiğini görüyoruz.”
Sadece AB istiyor diye yapmayın
Büyükelçi Pierini, Türkiye'nin AB için stratejik öneme sahip olduğuna değinerek, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi'nde geçici üye olması ve G-20 ülkeleri içerisinde yer almasının bu önemi gösterdiğini vurguladı.
AB kriterlerinin sadece ‘AB istiyor' diye yapılmaması gerektiğini işaret eden, bunların Türkiye vatandaşları tarafından sahiplenilmesinin önemine dikkat çeken Pierini, “Bunlar ortak anlayış geliştirilerek yapılmalıdır. Toplumlarımız arasındaki uçurumları, farklılıkları gidermek istiyoruz” dedi.
Pierini, KOBİ'lerin AB, hem de Türkiye için önemli olduğunu ekleyerek, AB ve Türkiye'de KOBİ'lerin öneminin siyasi olarak da tanındığının farkında olduklarını bildirirken, “Bizler bilgi ağlarımızla hem ABİGEM ile Türk hükümetine ve KOBİ’lere destek vermek istiyoruz. Biz burada Türkiye kurumlarının yerine yeni kurumlar getirmek için bulunmuyoruz. Yeni oluşumları paylaşmak, tanıtmak istiyoruz. Türkiye ile AB arasında daha yakın ilişkiler kurmak istiyoruz. Bu hem bizim için hem de katılım müzakereleri için önemli” diye konuştu.
AB ile İlişkilerden sorumlu Devlet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Yücel ise, siyasi nedenler ile bazı fasılların bloke edilmesinin Türkiye açısından müzakerelerin teknik açıdan yürütülmesini zorlaştırdığını anlattı.
Yücel, Türkiye açısından beklentilerinin bu süreçte siyasi görüşlerin ötesinde teknik anlamda Türkiye'ye 33 fasılda müzakerelerin tamamlanması konusunda tam destek sağlamaları ve Türkiye'nin sorunsuz AB'ye hazırlanması olduğunu vurgularken, şunları söyledi: “Bu sadece Türkiye'nin kazanım sağlayacağı süreç değildir. AB, Türkiye ve bölgenin süreçten ciddi kazanımlar sağlayacağını düşünüyoruz. Başbakanın belirttiği gibi AB'ye üyelik, Türkiye için çağdaşlaşma projesi. Standartlarını AB seviyesine getirmiş Türkiye bölgenin istikrarı açısından çok önemli kazançlar içeriyor. Türkiye'nin üyeliğine olan desteğin tüm ülkeler tarafından devam etmesi önemli bir husus. Bugüne kadar reformlarda gösterdiğimiz başarının devam edeceğini düşünüyorum. İlerleme raporu bazen yanlış değerlendirilebiliyor. Eksiklikler zayıf karne gibi ortaya konuluyor. Oysa amacı, ilerlemeleri ortaya koymak ve eksiklikleri gözönüne sermek. İlerleme raporu asında ortaya koydukları bakımından pozitif değerlendirilmeli. ’Eksiklerimizi göreceğiz ve tamamlayacağız’ gözüyle değerlendirilmeli. Ülkelerin bu süreçte Türkiye’ye tam olarak destek vermesi büyük önem taşımakta.”
KOBİ'ler için önemli
Yücel, KOBİ'lerin kendini geliştirmesinin üyeliği hızlandıracağını da vurgulayarak, “ABİGEM'e önem veriyorum. Yeniliğe açık KOBİ'lerin bu uygulamadan büyük fayda sağladığını görüyoruz. KOBİ'lerin bu sürece sadece AB’den gelecek kaynak değil bilgi gözüyle bakmaları da gerekiyor” diye konuştu.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Şadan Eren de, Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerinin rotasının Avrupa Birliği'ne tam üyelik olduğuna dikkat çekerek, ABİGEM Trabzon'un açılışını yapmaktan duydukları mutluluğu dile getirdi.
Çok sayıda sivil toplum ve kamu kurumunun AB'nin sağladığı mali imkanlarla projeler geliştirmeye ve uygulamaya çalıştığını hatırlatan Eren, şunları anlattı: “Her ne kadar karmaşık ve uygulanması zor prosedürlerle karşı karşıya olunsa da bu projeleri başarıyla uygulayacak ve yeni proje fikirlerini hayata geçirecek bir insan kaynağı portföyü ülkemizde oluşturulmuştur.”
Türkiye'de tam rekabet şartlarını oluşturma konusunda azami çaba harcadıklarını vurgulayan Şadan Eren, “AB ülkelerinin pazarları veya marketlerinde bulabileceğiniz herşeyin ülkemizde de bulunduğu bilinmektedir. Malların serbest dolaşımı konusunda bir problem yok. Ancak bu malları üreten işadamlarının böyle bir hakkı yok. Bu durum işadamlarımız aleyhine bir haksız rekabet yaratmaktadır. Bu şikayetler sıklıkla işadamları tarafından bize iletilmektedir. Bu konunun acilen çözüme kavuşturulması ve AB Adalet Divanı’nın geçtiğimiz şubat ayında vermiş olduğu kararın üye devletler tarafından saygıyla karşılanması bizim açımızdan önemlidir. Bu tarz uygulamaların etkisiyle halkımızın AB’ye bakışı olumsuz şekilde etkilenmektedir” dedi. Büyükelçiler ve katılımcılar daha sonra öğle yemeğine geçti.















Devlet Yardımları Saydam Değil
Avrupa İşletmeler Ağı Projesi
"Türkiye'nin Geleceğe Damgasını Vuracağını Biliyorduk"
Avrupa'ya Bağımlılığımız Gittikçe Azalıyor
AB, Türkiye'ye İstisnai Mi Davrandı?